11 Eylül 2018 Salı

Gelenek Görenekler


GELENEK
GÖRENEKLER

/   DÜĞÜNLER  /

Köyümüzün beldesinde en çok önem verilen şey örf ve adetlerimizdir. Buna köyümüzün halkı içtenlikle bağlıdır ve de yapılan düğün ve diğer törelere ellerinden geldikleri kadarıyla katılmaya çaba göstermektedirler. Hatta akrabalık derecelerine gelince o kadar çok bağımlı oldukları için medeniyeti korumak usulü gayet ciddi bir şekilde, akrabalarında kız almak, kız vermek olmamıştır.  Köyümüzün halkı birbirine saygılı olduğu gibi sevecen, güler yüzlü ve eli açık, kendinde olan bir şeyi komşusuyla paylaşandır.
        Gençlerin evlenmeleri daha önceleri görücü usulüyle yapılıyordu. Gençler birbiriyle görücüler tarafından tanıştırılıyor ve iki genç birbirilerini beğendiyseler oğlan tarafı, kızı babasından istemeye gidiyordu. Eğer kız tarafı oğlanı ve oğlanın ailesini beğendiyse düğün, nişan için gün verilir, bir hafta sonra düğün hazırlıklarına başlanırdı. İlk önce nişan yapılması için kız tarafından bir bohça gelir. Bu kavil karar da yemekli olarak yapılır. Yemekler yenildikten, kahveler içildikten sonra bohça oğlan babasının önüne atılır ve oğlan babasının bohçayı açması için bir miktar para oğlan babası tarafından, kız tarafına verilir. Bir kaç gün sonra oğlan tarafından da bohça gönderilir. Bu bohçanın içinde damadın elbiseleri bulunur. Aynı zaman da erkek tarafı kız tarafına da nişanda giymesi için elbise gönderir.
Düğün hazırlıklarına başlanır; ilk önce davetiyeler akrabalarıyla birlikte el yazısıyla yazılır ve akrabalara dağıtılır. Düğünün yapılmasına az kala oda danışına köydekiler yemekli olarak çağrılır ve özel kahveci çağrılır. Kahveler içildiktenü, yemekler de yenildikten sonra sohbete başlanır. Köyün en yaşlısı söze söyle başlar;
--“Ey komşular, önümüzdeki haftaya dünümüz var bundan herkesin haberi olsun. En önemlisi davulculara bir yer bulalım.” Köylülerden biri “davulcular benim olsun” der, “geri kalan misafirleri de siz ağarlarsınız.” Diye devam eder.
Düğün, pazartesi kız evinde başlar ve pazartesinden itibaren kızın çeyizleri gelir. Kız tarafından yengeleri ve akrabaları tarafından bir odaya serilir, birkaç gün içinde arzu edenler çeyizleri görmeye gelir. Pazartesi gününün akşamı kına gecesi yapılır. Kına gecesi kadınlar tarafından yapılır, erkekler kına gecesine katılmaz. Erkekler ise bir kenarda sohbet eder. Kına gecesi şarkı ve türkülerle gelin ağlatılana kadar devam eder. Daha sonra gelinin eline, ayağına kına yakılır. Şenlikler gecenin geç vaktine kadar devam eder. Salı günü boş geçer ve Çarşamba günü çalgıcılar geldiğinde cami avlusunda bütün akrabalar Dibek taşında keşkekli buğday döverlerdi. Aynı gün içinde damadın damat tıraşı yapılır, müzik eşliğinde mum koymaya gidilirdi. Perşembe günü yeniden müzik eşliğinde mum almaya giderlerdi. Çok önceleri yapılan mum çok dallı bir çalı üzerine konulur, çevre ve mendillerle süslenirdi ve gelecekte mum kalkar ve yerini şemsiyelere bırakır.
      Gelin almaya gidilir, eğer gelin diğer köylerdense damadın yanında at arabalarıyla damadın köylüleri de damada gelini almaya giderken eşlik eder, konvoy halinde at arabaları damadı takip eder. Damat ve at arabaları köye yaklaştığında önleri kesilir o köyün gençleri tarafından “Ayak bastı” parası istenir. Eğer oğlan tarafı kabul etmezse taşlı, sopalı, bıçaklı kavgalar olurdu. Kız evinde yemekler pişirilir, gelen misafirler kız tarafının köylüleri tarafından da ağırlanır. Düğün başladığı zaman, kaynana oynamaya çıktığı zaman akrabaları tarafından su dolu testi kırılır. Kadınlar arasında da takı takılır. Kaynananın ne takı atacağını misafirler merak eder. Düğün bittikten sonra gelini at arabasına binmeden önce oradaki sırada dizilen bütün akrabaların elini öper ve babası tarafında at arabasına bindirilir. Damat yola çıkmadan önce arabanın dizginlerini saklarlar ve damattan para isterler. Damat parayı verdikten sonra köyde biraz dolaştırılır, akşam ezanı okunduktan sonra hoca çağırılır ve “güvey kapama” töreni yapılır. Damat arkadaşları tarafından dövülerek gerdek odasına sokulur. Cuma sabahı damat ve gelin erken kalkarlar. Gelin hanım kaynanası ve diğer akrabaların elini öperek peşkiri verir. Düğünden bir hafta sonra gelinin hanesine tatlı (baklava) yemeğe giderler.





           

























 























Hiç yorum yok:

Yorum Gönder